Ağustos Böceği mi? Karınca mı?

Ağustos Böceği mi? Karınca mı?

YAYINLAMA:

1. Bölüm – Kendime Sorarken

Esin Kara Ağustos böceği mi? Karınca mı?
Ben her zaman karınca olmayı seçtim. Vakitli vakitsiz, çoğu zaman durup dinlenmeden çalışmayı.
Çalıştıkça çiçek açtı, yeşerdi dallarım ve yeşil kaldı her daim.
Sanki durup dinlenirsem, solup gidecektim.
Bir daha gören, bilen olmayacaktı beni.

2. Bölüm – Taşıdıklarım, Taşımadıklarım

Sorumluluğum olmayan şeyleri bile, sorumluluklarıma ekledim.
“Kimseye ihtiyacım yok, ben hallederim” dedim hep.
Üstesinden de gelebildim çoğu kez.
“Benden bu kadar” diyerek kenara çekilmedim hiç.
Sahnede, hep göz önündeydim.

3. Bölüm – Ateş Böceği Olmak da Bir İhtimaldi

Şimdi düşünüyorum…
Keşke bazen ateş böceği olabilmeyi becerebilseydim hayatta.
Çünkü artık çok çalışan da, çalışıp çabalamayan da aynı safta selam veriyor hayata.
Hatta çalışıp çabalayana alaycı gözlerle bakılıyor kimi zaman.

4. Bölüm – Emek, Alın Terinin Kaderi

Ama ne olursa olsun karınca olmayı seçtim hep.
Pişmanlığım da olmadı bu güne dek.
Emeksiz kazanılan, havadan gelenlere eyvallahım olmadı, olmaz da.
“Gelsin ya da olsun da nasıl olursa olsun” demedim asla.
“Ne olursa, ne kadar olursa o kadar olsun; benim olsun.
Bunu ben yaptım, ben başardım” demek istedim hep.

5. Bölüm – Şimdi Sıra Sizde

Sizin tercihiniz ne acaba bu hayatta?
Zor olan mı, kolaycılık mı?
Hadi düşünüp yüzleşelim…
Doğrusu ne ise, itiraf edelim bunu kendimize.

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *