Cumhuriyet’in Dünü, Bugünü ve Yarınında: Kartal’dan Bir Vicdan Muhasebesi
yazar
Gazeteci Rıza Başkan
Tüm Yazıları

Cumhuriyet’in Dünü, Bugünü ve Yarınında: Kartal’dan Bir Vicdan Muhasebesi

YAYINLAMA: | GÜNCELLEME:

📰 GÜNESAV HABER | Rıza Başkan Yazdı

🗓️ Vatandaş Rıza'dan Günün Sözü:
 

💬 “Makamlar insanlara değil, insanlar makamlara değer katmalı.”

“Efendiler, yarın Cumhuriyet’i ilan edeceğiz.”

Mustafa Kemal Paşa bu cümleyi kurduğunda, henüz ne Cumhuriyet vardı, ne de cumhuriyetçilerin sayısı çoktu.
Ama bir inanç vardı: Bağımsızlık.
Bir ideal vardı: Halkın kendi kaderini tayin etmesi.

Cumhuriyet, sadece bir yönetim biçimi değil; bir halkın yeniden doğuşudur.
Bir ulusun “kul” olmaktan çıkıp, “yurttaş” olma onuruna kavuştuğu gündür.
Bir millete, iradesini, onurunu ve adalet duygusunu geri veren en büyük devrimdir.

 

Dün: Cumhuriyet Halk Partisi Ülkeyi Kurandı

Cumhuriyet Halk Partisi, bu ülkenin harcında var.
O harçta, Sakarya’nın çamuru, Dumlupınar’ın barutu, Anadolu kadınlarının gözyaşı, genç Cumhuriyet’in ideali vardır.
CHP; sadece bir parti değil, bir kuruluş felsefesidir.

O felsefenin adı “halkçılık”tır.
Eşit yurttaşlıktır.
Laik eğitimdir.
Kadının, çocuğun, emekçinin varlığına saygıdır.
Cumhuriyet, bu ilkelerle ayakta kaldı;
CHP, bu değerlerle ülkeyi yeniden kurdu.
Yoksulluk, yorgunluk, savaş yıkımı içinde bir ulus ayağa kalktıysa, bu, aklın ve bilimin önderliğinde kurulan Cumhuriyet’in eseridir.

 

Bugün: Cumhuriyet Halk Partisi Casuslukla Suçlanıyor

Bugün geldiğimiz nokta, tarihin büyük ironisidir.
Cumhuriyet’i kuran parti, casuslukla suçlanıyor.
Ülkenin en büyük belediyesinin seçilmiş başkanı hakkında kumpas kokan davalar açılıyor.
İstanbul’a kayyum atanacağı konuşuluyor.
Ve biz, bütün bunları sadece seyrediyoruz…

Evet, bugün Cumhuriyet, sadece dışarıdan değil, içeriden de kuşatılmış durumda.
İktidarın dilinde “milli irade” var ama eyleminde baskı, yargıda korku, sokakta kutuplaşma hakim.
Cumhuriyet’in anlamı olan eşitlik ve adalet, yerini biat ve çıkar ilişkisine bırakıyor.
Oysa Atatürk’ün Cumhuriyet’i, tam da bu zincirleri kırmak için kuruldu.

 

Kartal’ın Dünü, Bugünü ve Cumhuriyet’in Aynası

Kartal, Cumhuriyet’in mahallelerine sinmiş bir ilçedir.
Fabrikaların bacasından çıkan duman, bir zamanlar emeğin, üretimin, alın terinin simgesiydi.
Bugün aynı semtte, emeklinin yoksulluğu, esnafın çaresizliği, gencin umutsuzluğu var.
Bir zamanlar “halkın partisi” olarak doğan Cumhuriyet Halk Partisi, bugün halkla arasına mesafe koymuş durumda.

Kartal’ın sokaklarında, Atatürk posteri hâlâ gökyüzünü selamlıyor,
ama o postere bakan gözlerde umutla birlikte bir kırgınlık da var.
Çünkü halk, “kurtuluşun partisi” olarak gördüğü CHP’nin, bugün kendi iç çekişmeleriyle, koltuk savaşlarıyla, suskunluklarıyla değerlerinden uzaklaştığını düşünüyor.

 

Yarın: Cumhuriyet Yaşayacak mı, Yoksa Yalnız mı Kalacak?

Cumhuriyet’i yaşatmak, onu yalnızca kutlamakla olmaz.
Bayrak asmak, nutuk atmak, marş söylemek… Bunlar anlamlıdır ama yeterli değildir.

Cumhuriyet’i yaşatmak; adaleti yeniden inşa etmekle,

Yoksula, işsize, gence, kadına, emekliye, engelliye, işçiye, emekçiye, umut olmakla mümkündür.
Atatürk’ün dediği gibi, “fikri, vicdanı, irfanı hür nesiller” yetiştirmekle olur.

CHP, kendi içindeki kavgaları bırakıp yeniden halkın sofrasına dönmelidir.
Çünkü o sofrada bugün eksik olan ekmek değil, adaletin kendisidir.
Cumhuriyet’in 102. yılında, bu ülke hâlâ “hak, hukuk, adalet” diye haykırıyorsa,
demek ki Atatürk’ün bıraktığı miras, hâlâ birilerine ağır geliyor.

 

Son Söz

Atatürk’ün Cumhuriyeti;
bir günde ilan edilmedi,
ama bir günde de kaybedilmeyecek.

Bugün Cumhuriyet Halk Partisi zayıf düşebilir,
ama Cumhuriyet’in fikriyatı dimdik ayaktadır.
Çünkü o fikir, bir partinin değil, bir halkın eseridir.

Yaşasın Cumhuriyet.
Yaşasın Atatürk.
Yaşasın, yeniden doğacak olan halkın umudu…

 

“Mondros 30 Ekim’dir, Cumhuriyet 29 Ekim…
Bu, tarihten silinmek istenen bir milletin öcüdür.”
Mustafa Kemal Atatürk

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *