Gençlik Yalnızca Sokakta Değil, Sorumlulukta da Olmalı
Bir Parti Üyesinin Notları – GÜNESAV YORUM
Son günlerde sıkça duyuyoruz:
“Biz gençler barikatlardaydık… Gezi’deydik, adalet yürüyüşlerinde yürüdük, doğayı savunduk.”
Hiç kuşkusuz bu mücadeleler anlamlı, onurlu ve tarihsel değeri yüksek.
Ancak bir noktayı hatırlatmak gerekiyor: Sokak mücadelesi ile parti örgütü içindeki sorumluluk mücadelesi aynı şey değildir.
Evet, barikatlarda olmak değerlidir. Ama bu, barikattan doğrudan yönetime geçmenin meşruiyetini tek başına sağlamaz. Mücadele salt birer an değil, uzun soluklu bir birikimle kurulur.
Tarihte nice genç vardı:
Kimi barikatta kalıp anı oldu,
Kimi örgüt içinde kalıp tarihin akışına yön verdi.
Bugün salonları küçümseyenler, o salonlarda yıllarca emek vermiş, sabırla gece gündüz çalışan, taşın altına elini koyanları da görmezden geliyor.
Elbette gençlik değerlidir. Ama gençliğin sesi, yalnızca "sokağın sesi" ile değil, örgütün diliyle, ortak akılla, kolektif bilinçle birleştiğinde siyasette karşılık bulur.
Unutmamak gerekir:
Parti içi temsil sadece "mücadele" ile değil,
süreklilikle, sorumlulukla, ekip çalışmasıyla ve örgütsel güvenle inşa edilir.
Bugün değişim diyorsak, bu değişim öfkeyle değil, birikimle sağlanır.
Kimse "barikatta bulundum" diye koltuk talep etmemeli;
Kimse de "salondayım" diye mücadeleyi küçümsememeli.
Gençlik için yer açılsın, evet.
Ama o yer, öfkeden değil, örgütlü bir gelecek tasavvurundan doğmalı.
Çünkü asıl mesele barikattan koltuğa değil,
fikri barikattan sorumlu yönetime taşımaktır.