Kartal ve Pendik’te Demokrasi Yürüyüşü: CHP Örgütlerinden “Hukuk ve Halk İradesi” Vurgusu
Cumhuriyet Halk Partisi’nin İstanbul’daki ilçe örgütleri, “Mutlak Butlan” kararına karşı demokrasi yürüyüşleri ve basın açıklamalarıyla tepkilerini ortaya koydu. Kartal ve Pendik’te gerçekleşen yürüyüşlerde ortak vurgu; hukuk, halk iradesi ve örgüt dayanışması oldu.
CHP Kartal İlçe Başkanlığı’nın çağrısıyla gerçekleştirilen yürüyüş, ilçe binası önünden başlayarak Kartal Meydanı Atatürk Anıtı’nda son buldu. Yoğun katılımın olduğu programda CHP Kartal İlçe Başkanı Mert Polat, demokrasiye ve hukukun üstünlüğüne sahip çıkacaklarını belirterek, “Örgütümüzle birlikte mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğiz” mesajı verdi.
Yürüyüşe ilçe yöneticileri, kadın ve gençlik kolları temsilcileri, belediye meclis üyeleri ve çok sayıda partili katıldı. Açıklamalarda özellikle parti içi ayrışmalara karşı birlik çağrısı dikkat çekti.
Pendik’te ise CHP İlçe Başkanlığı öncülüğünde Sancak Köprüsü’nden Beltur’a yürüyüş düzenlendi. CHP Pendik İlçe Başkanı Niyazi Güneri, İstanbul’daki 39 ilçe başkanının ortak iradesini vurgulayarak, demokrasiye yönelik müdahalelere karşı birlikte hareket edeceklerini söyledi.
Yapılan açıklamalarda “halk iradesi”, “örgüt dayanışması” ve “hukukun üstünlüğü” mesajları öne çıkarken; parti içindeki tartışmaların sağduyu ve demokratik yöntemlerle çözülmesi gerektiği vurgulandı.
GÜNESAV ANALİZ
CHP’de yaşanan süreç artık yalnızca teknik bir kurultay tartışmasının ötesine geçmiş durumda. Tartışmanın merkezinde; örgüt iradesi, liderlik anlayışı, parti içi demokrasi ve siyasi etik yer alıyor.
Bir tarafta değişim çağrıları…
Diğer tarafta partinin kuruluş kodlarına dönüş talebi…
Siyasetin en kritik anlarında belirleyici olan şey çoğu zaman öfke değil, sağduyudur. Çünkü siyaset; en çok korkunun büyüdüğü yerde parçalanır, en çok ortak aklın korunduğu yerde yeniden toparlanır.
Bugün CHP tabanında yükselen temel çağrı net:
Kavga değil denge…
Öfke değil akıl…
Ayrışma değil birlik…
Ve unutulmaması gereken gerçek şu:
Demokrasi sadece rakibe karşı savunulmaz; önce kendi yapının içinde hukuka ve ortak vicdana sahip çıkarak korunur.