Özgür Özel’den “normalleşme” çıkışı: Kutuplaşmaya karşı yeni siyaset dili
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Manisa’nın Saruhanlı ilçesinde katıldığı etkinlikte yaptığı konuşmayla siyasetin gündemine yeniden “normalleşme” başlığını taşıdı. Uzun süredir Türkiye siyasetinde hâkim olan sert dil ve kamplaşmaya dikkat çeken Özel, CHP’li belediyelere açık bir çağrıda bulunarak, bundan sonra gerçekleştirilecek her açılışa AK Parti ve MHP’li yetkililerin de davet edilmesini istedi.
Özel, bu adımın sembolik değil, bilinçli bir tercih olduğunu vurguladı. Siyasetin toplumda ayrışmayı derinleştiren değil, birleştiren bir işlev üstlenmesi gerektiğini ifade eden CHP lideri, mevcut siyasi atmosferin Türkiye’nin enerjisini tükettiğini söyledi. “Bu kutuplaşmadan, bu birbirini şeytanlaştıran gergin iklimden ülkenin çıkması gerekiyor” diyen Özel, siyaset kurumunun sorumluluğuna işaret etti.
Konuşmasında tarihsel bir referans da veren Özgür Özel, Cumhuriyet’in ilk yıllarındaki kalkınma hamlelerini hatırlattı. Türkiye’nin yeniden üretime, bilime ve ortak akla dayalı bir kalkınma sürecine girmesi gerektiğini belirten Özel, “Atatürk’ün dönemi gibi kalkınmaya yürümemiz lazım” ifadelerini kullandı. Bu hedefe ulaşmanın yolunun ise diyalogdan ve karşılıklı saygıdan geçtiğini savundu.
Özel’in açıklamaları, CHP’nin son dönemde benimsediği “yumuşama” ve “normalleşme” siyasetinin sahadaki yansıması olarak değerlendiriliyor. Parti yönetimi, yerel yönetimler üzerinden geliştirilen bu dilin, merkezi siyasete de örnek olmasını amaçlıyor. Ancak bu yaklaşımın parti tabanında ve muhalefet seçmeninde nasıl karşılık bulacağı da ayrı bir tartışma konusu.
Siyaset kulislerinde, Özgür Özel’in bu çıkışının iktidar-muhalefet ilişkilerinde yeni bir sayfa açıp açmayacağı konuşulurken, özellikle yerel düzeyde atılacak adımların yakından izleneceği belirtiliyor. CHP’li belediyelerin önümüzdeki süreçte yapacağı açılışlar ve davet listeleri, bu söylemin pratiğe ne ölçüde yansıyacağını gösterecek.
Türkiye siyasetinde tansiyonun yüksek olduğu bir dönemde gelen bu mesajlar, kutuplaşmanın yerine diyalog ve ortak aklın konulup konulamayacağı sorusunu yeniden gündeme taşıdı. Gözler şimdi, Özgür Özel’in çağrısının sahadaki karşılığına ve diğer siyasi aktörlerden gelecek tepkilere çevrilmiş durumda.