GünesavHaber GÜNDEM HABERLERİ Diyarbakır’da Sucuklu Tost Şüphesi

Diyarbakır’da Sucuklu Tost Şüphesi

Diyarbakır’da bir anne ve oğlu, zincir marketten aldıkları sucukla yaptıkları tostu yedikten sonra fenalaşarak hastaneye kaldırıldı. Zehirlenme şüphesiyle tedavi altına alınan aile, marketten şikayetçi oldu. Olay, “Gerçekten güvende miyiz? Soframıza koyduğumuz ürün ne kadar sağlıklı?” sorularını yeniden gündeme taşıdı. Artan gıda güvensizliği vakaları, vatandaşlarda endişeyi büyütüyor.

Diyarbakır’da yaşanan olay, sofralarımızdaki en temel soruyu yeniden gündeme taşıdı:
“Biz, gerçekten ne yediğimizden emin miyiz?”

Bir zincir marketten aldığı sucuğu evde tost yaparak tüketen anne ve oğlu, kısa süre içinde fenalaştı. Zehirlenme şüphesiyle hastaneye kaldırılan anne–oğlun durumunun kontrol altına alındığı öğrenildi. Anne, yaşanan olayın ardından zincir market hakkında şikayetçi oldu.

Bu sadece bir zehirlenme vakası değil…
Bu, market rafına uzanan her elin, poşete giren her ürünün, çocuklarımızın önüne koyduğumuz her lokmanın ardındaki büyük soruyu hatırlatıyor:
“Gıda güvenliğini gerçekten ciddiye alıyor muyuz?”

Ülkede artan sahte, bozuk ve merdiven altı ürün iddialarının gölgesinde, her aile aynı endişeyi taşıyor:
“Bugün soframa koyduğum şey, yarın beni hastaneye götürür mü?”

Yetkililer inceleme başlatırken, vatandaşların tepkisi ortak bir duyguda birleşti:
Korku… Güvensizlik… Çaresizlik…
Ve en çok da:
“Bir daha çocuğuma nasıl içim rahat bir şey yedireceğim?”

Gıda güvenliği, artık bireysel değil; toplumsal bir mesele.
Bu olay, sofralarımıza kadar ulaşan büyük bir sistem sorununun kapımızı çalan tokmağı gibi…

Vatandaş Rıza’dan Yorum  “Bir Tostla Hastanelik Oluyorsak, Kimse Güvende Değil”

Bakın dostlar…
Bir anneyle çocuğu, evinde yaptığı tosttan sonra hastaneye düşüyorsa, mesele sadece bir sucuk değil; memleketin gıda düzenidir.
Market rafına uzanan el titriyorsa, vatandaş haklıdır.
Biz bu ülkede, ekmeğe sürdüğümüz şeyden bile şüphe eder hale geldik.
Bunun adı tesadüf değil; denetimsizliğin, umursamazlığın, “nasıl olsa satarız” zihniyetinin sonucudur.

Gerçek soru şu:
Soframıza koyduğumuz lokma bile garantide değilse, neyin güvencesi kaldı bu memlekette?

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *